Okudugum ikinci Ahmet Umit kitabi..
Bundan once Istanbul Hatirasi'ni okumustum, ki onda da benzer duygular edinmistim.
O da sudur:
Ahmet Umit buralari okuyorsa kusura bakmasin ama berbat bir gozlem yetenegi var. Ilk kitap gibi bu da karakterler acisindan resmen surunuyor. Karakterlere benzer insanlari o kadar kotu gozlemliyor ki Ahmet Umit, ve mesaj kaygisiyla oyle diyaloglar yaziyor ki onlarin agzindan, sacma salak konusan, sahte, gercekle alakasi olmayan abuk subuk karakterler ortaya cikiyor. Bu karakterlerin yaptiklari isler kurgu da olsa havada asili kaliyor, o tiplerin hayatlarinin yakinindan bile gecmeyecek ozellikler katiyor. Ornekler isterseniz dolu:
Ilk kitapta sokak ararken soyle diyaloglar vardi:
"komserim, hedehodo sokaktan yukari cikacagiz galiba"
"aaa su bilmemneyum anitinin ordaki sokaktan mi bahsediyorsun zeynep?"
"evet komserim, m.o.4.yy'da imparator Angutyus'un Pers ordusuna karsi verdikleri savasin ardindan diktirdigi bilmemneyum aniti biliyorsunuz, sonrasinda Latin istilasinda tepesi koparilmis."
Istanbul'da cinayet buroda calisan iki polisin konusmasi midir bu Allah askina? Cinayet subeden iki tane polis, cinayeti sorgularken Tarihin Arka Odasi programi mi cevirir sokak ortasinda?
Iste benzer sacmaliklar bu kitapta da var. Baskomiser Nevzat, sokakta bilgi topladigi cingene cocuklar kendi aralarinda kavga etmeye baslayinca suna benzer birseyler diyor: "Yeter artik! Uzatmayin diyorum size!"
Yani bu mudur koca cinayet buro amirinin 3-5 sokak cocuguna takindigi tavir? Hele de Tarlabasi'nda. Hic mi tarlabasi'na gitmemis acaba Ahmet Umit? Boyle konusan muhallebi cocugu baskomiseri iki dakikada -afedersiniz- tasak oglanina cevirirler. Baskomiser Nevzat, polis teskilatini gucendirmeyelim diye, oyle cicili bicili konusuyor ki, evime oyle polis gelse esek sudan gelene kadar doverim.
Gene Dolapdere'deki corbaci. Zenci garsonuna "Niandi, gel bakalim su masayi temizle.. aferin boyle. simdi de bize iki tane mercimek corbasi getir, ama bak pul biberi unutma" der mi? "alooo, Arap, gel su masayi al, sonra da iki tane mercimek kap gel bak komserim ac, haa biber de getir, hadi kocum" ve belki arkasindan bir de okkali bir kufur. Hic mi Lale'de iskembe icmemistir Ahmet Umit?
Ahmet Umit'in romanlarini bayagilastiran yumusak karni burasi. Karakterleri Arka Sokaklar dizisinden cikmis gibi. Ahmet Umit sanki konu hakkinda bilgisi oldugunu gostermek icin oyle sacma hallere sokuyor ki karakterleri ve diger karakterleri de oyle yapay ki, roman akmiyor bir turlu. Bir kaci haric hic bir karakter gercekci degil. Her tarafindan yapaylik akan, polis teskilatindan Komiser Nevzat ile rum asilli sevgilisi Evgania sacmaligi (Istanbul'daki Rum tebasindan bir tane bayanin polis sevgilisi varsa disimi kirarim. Tersi de gecerli).. Vicik vicik ali ile zeynep aski. Agizlarindan lutfen kufur cikan girnataci cingene cocuklar. Romanin su ana kadar ki en sahici konusan karakteri eski kabadayi suleyman, o da sanal bir karakter.
Ahmet Umit'in karakter tahlilleri konusunda Emrah Serbes'ten ve Behzat C.'den ogrenmesi gereken cok sey var. Boyle "cakma" karakterler ve roman orgusuyle istersen en baba polisiye hikaye olsun, abuk subuk, gercek disi bir oykuyden oteye gidemiyor, sizi romanin icine sokamiyor.
Romani bitirebilirsem, daha detayli bir inceleme girecegim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder